Bir Agatha Christie Molası: Briç Masasında Cinayet

Mola mı? Kitap okumak, genel eylem olarak günlük 13 saniyelik bir ortalama okuma süresine sahip ülkede mola olarak görülmez. Hatta okul seviyelerinde zorunluluk, dayatma gibi pek çok hak etmediği karşılıkları da yok değildir. Ama illa belirtmem gerekecekse “mola” sözcüğüm tam da amiyane tabirle “deli gibi” kitap okuyan kitleyi hedef alıyor.

Elinizde, yakınınızda (yanınızdaki kitabın bilmem kaçıncı sayfası esprisine hiç girmeyelim) bulunan kitaba bir bakın. Bir bakın ve ondan memnuniyetinizi düşünün. Onu belki büyük umutlarla aldınız, belki tamamen güvendiğiniz bir arkadaşınızın tavsiyesi ve belki de tamamen şansa elinize geçti. Öyküsü ne olursa olsun ona bir alternatif, ondan sonra bir ilerleme planınız var mı? Cevabınız hayır ise, bir Agatha Christie molasına çoktan ihtiyacınız var demektir.

1936’da yazılmış olmasına bakılmaksızın sizi küstahça içine çeken bir kitap Briç Masasında Cinayet. Belçikalı dedektifimiz Hercule Poirot, bu defa kendini Bay Shaitana’nın düzenlediği akşam yemeği & briç etkinliğinde buluyor. Poirot’nun kendini buram buram gösterdiği pek çok macerasının aksine Briç Masasında Cinayet’te Belçikalımız olaylara bir adım geriden bakıyor.

Şüpheleri üzerinde toplayan dört konuk briç oyuncusu Dr Roberts, Bayan Lorrimer, Binbaşı Despard ve Anne Meredith üzerine, davayı yürütenlerden çok daha farklı, kendine has yöntemleriyle yaklaşan Hercule Poirot’nun tarzı çoğu zaman olduğu gibi anlamlandırılamadığı ölçüde saygı da topluyor. Eh buna bir de olay örgüsündeki Agatha Christie muhteşemliğini eklediğinizde ortaya fazla söze gerek bırakmayan bir eser çıkıveriyor. Üstelik biraz şans tanımakla içerisinde Agatha Christie’nin kendisine dair izler dahi bulabileceğiniz bir eser.

Öyle geniş, yerli yersiz onlarca detay barındıran romanlara inat kısacık, macera dolu ve buram buram bir polisiye klasiği örneği olan Briç Masasında Cinayet, pek çok Agatha Christie romanı ile birlikte eminim ki sıradaki kitabınız için harika bir alternatif olacak.

Bir Agatha Christie molasına ne dersiniz?

Küçük bir not: Yazıyı yazı yapan muhteşem ve orijinal görseller için Neval Kurtulmuş‘a sonsuz teşekkürler..

Paylaşın!Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Tolga Erbak

1986 yılında Kırklareli’de doğan Tolga Erbak, ilk ve orta öğretimini aynı şehrin Lüleburgaz ilçesinde tamamladı. Eğitim yaşamına İstanbul Kültür Üniversitesi’nde işletme okuyarak devam eden Tolga, üniversite yaşamının ardından İngiltere’de dil eğitimini tamamladı. Bu süre zarfında online dergi EDergim’in genel yayın yönetmenliği, yabancı film/diziler için altyazı çevirileri ve çeşitli dergi & sitelere Formula 1 haber çevirileri yapıp köşe yazıları yazan Tolga, aynı zamanda Türkiye’de önemli yer tutan sözlük sitelerinden Limon Sözlük’ün de kurucusu. Tolga Erbak’ın 2010 yılında başladığı ilk romanı Gidecek Var, yaklaşık 1,5 yılda tamamlandı ve 2012′nin Aralık ayında, Cinius Yayınları’ndan çıktı. 2015 yılında Beykent Üniversitesi İşletme Yönetimi (MBA) bölümünde yüksek lisansını tamamlayan Tolga, yine 2015’te, internet kullanıcılarının değişen beklentileri çerçevesinde Limon Sözlük’ü yeniden konumlandırarak aktüel haber-eğlence sitesi Serinletici'nin kurulmasına öncülük etti ve halen Serinletici'nin genel yayın yönetmenliği konumunda yer alıyor. | tolga.erbak@serinletici.com

İlgili Yazılar:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.