Close

Bir eser düşünün sizi şaşırtsın, okurken sizi güldürsün, güldürürken düşündürtsün. İşte o kitaplardan biri Tersine Dünya.

Bu kitap ülkenin yoksul kesimlerinde geçiyor. Yoksul insanların yaşam mücadelesini okuyoruz. Buraya kadar her şey normal. Kitabı sıra dışı yapan durum cinsiyetlerin yer değiştirmesi. Evet yanlış okumadınız bu kitapta cinsiyetler yer değiştiriyor. Kadınlar evlerini geçindirmek için çalışıyor; erkekler ise evde çocuklara bakıp ev işlerini yapıyor. Erkekler kadınlarının sözlerinden çıkmıyor. Kadınlar erkekleri dövüyor ama erkekler, “kadınım beni sever de döver de” durumdalar. Kadınlar ise çalışıp kocalarına ve çocuklarına bakmakla yükümlü. Tabi bu kadınlarımız akşamları dışarı çıkıp içip sızan etraftaki yakışıklı erkeklere sarkan kendini tatmin etmek isteyen kadınlar…

Tersine Dünya kitabında kimlikler değişiyor ama yaşam için düşünülen dertler aynı. Geçim derdi, yaşanılan sıkıntılar hep aynı. Dertlerin cinsiyeti olmadığının en büyük kanıtı bu kitap.

Kitap Bitirim Leyla’nın gecenin bir saatinde sarhoş olup mahalleye bağırarak girmesiyle başlayıp olaylar bir akış içinde ilerliyor. Bitirim Leyla hani sadece kendini düşünün sabah akşam içen, çocuklarını ve karısını önemsemeyen, çulsuz, günü için yaşayan erkeklerden. Nerde akşam orda sabah mutluluğu ile yaşayan çapkın erkeklerin kitaptaki kadın karakteri Bitirim Leyla.

Bitirim Leyla’nın kocası yakışıklılığı ile herkesin gözünde olan, kadınların dikkatini çeken bir adam. Çocuklarını düşünen bu adam Bitirim Leyla başına bir iş açmasın diye korkarak kadını her akşam evinde bekliyor.

Tabi bu bizim Bitirim Leyla’nın başına gelenleri okurken gözlerimden yaşlar geldi. Orhan Kemal kalemini konuşturduğu bir roman okudum. Roman beni güldürürken düşünmeme de neden oldu. Yaşanılan dertler aynı. Cinsiyet ne olursa olsun yaşam sürüyor. Yaşamda ne yaşanılıyorsa bu romanda da onlar yaşanıyor. Tek bir farkla. Cinsiyetlerin kimlikleri yer değiştiriyor. Cinsiyetlerin önemi ne ? İşte bunu sorgulamamı sağladı roman.

Farklı bir yolculuk yapacağınız bu kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

“Herksin ırzı, namusu böyle kendini bilmezlerin oyuncağı değil.”

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on Facebook
Facebook
Share on Google+
Google+
Share on LinkedIn
Linkedin
Email this to someone
email

Fulden Ufacık

İstanbul Üniversitesi’nde işletme eğitimi gören Fulden, okuduğu kitaplar ile kitap sevgisi aşılamayı amaçlıyor. Onun istediği hayatınızdaki dertlerden beş dakika bile olsa uzaklaşıp başka dünyalara yelken açmanızı sağlamak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.