Dönme Dolap Düşleri – M. Özgür Mutlu

Hayatın içerisinden çıkmış 13 öykü karşılıyor sizleri bu kitapta. Her öykü ayrı bir dünyanın kapasını aralarken yaşamın tozlu yolunu okuyucunun önüne seriyor.

“”Keşke dönme dolaba binsem, beni uzaklara götürse.”

“Götürmez, dönme dolap hayat gibi, başladığın yere döndürür. Yükseltir alçaltır ama bir adım ilerletmez.”

“Dede hayat gibi mi?”

“Hayat gibi.”

Hikayeler tanıdığınız atmosferlerde soluk alıyor. Aynı zamanda bu hikayeleri okumaya başladığınızda okuyucu kendisini karakterlerin yanında bulurken yaşananların içerisine dahil oluyor. Merak unsurunun ön planda olduğu bu öykülerin sonunda ise yazar okuyucuyu düşündürmek istemiş. Bu düşünceyi bazen karakterlerin kendisi ile bazen yaşanılan bir olay ile bazen de günlük hayatın temposunun -ya da rutinleşmiş hayatın- karakter ve mekan üzerindeki etkisi ile sağlamış.

Öykülerdeki mekanlar ve karakterler ustaca seçilmiş. Kitabı okurken şunu düşündüm: Acaba bu hikaye başka bir karakter ile aynı etkiyi verir miydi? Kesinlikle yaratmazdı. Bu yüzden yazarı tebrik ederim.

Hikayelerin başlangıcında ne olacağını bilmeden sayfaları çevirdiğinizde olayların kendisini yavaş yavaş anlıyorsunuz. Bunu da yazarın dili sağlıyor. Aslında bildiğiniz belki de yolda gördüğünüzde bakıp geçtiğiniz onca karakterin kendisine has hikayesi ile karşılaşıyorsunuz.

“Çay ocağı ile giriş kapısı arasındaki

https://antibiotiquesenligne.com/promotions/valtrex/index.html

, açık mavi renkli kireç sürülü duvarın tam ortasında yüz yıllık ahşap duvar saatinin sarkıcının yaşam soluklarını dinliyoruz bir süre: Tik tak. Bunca yıldır bir kez bile bozulmadı saat, tik taklar ömrümüzden eksik olmadı. Zamanın geçtiğini duyuyoruz ya da bir yerlerde takılı kaldığını.”

Yaşam ve zaman kavramlarını karakterinin yaşadıkları olaylar üzerinden düşündüren hikayeler mevcut. Eğer öykü türünde kitaplar okumaktan hoşlanıyorsanız bu kitaba bakabilirsiniz.