Kontrollü Patlama – Tuba Bozkurt

Yaşanılan bazı olaylar insana yük olur. Bu yükten kurtulmanın yollarından birisi de Tuba Bozkurt’un yaptığı gibi yazmaktır. O yazarak içindeki patlamadan kurtulmalıydı.

“geçmişimizle geleceğimize söven dilenciden kaçarken
geçmişimize geleceğimize koyarken
kaptan yokmuş kürek ben değilmişim
tekne kağıttan bir kayıkmış”

Bir kişinin hayatı sadece onu mu etkiler? Etrafımızda herkesin hayatı hakkında bir şeyler söyleyen bireyler mevcut. Peki kendi hayatınızı düşünerek, hayatınızın kaptanı olmaya hazır mısınız?

“Arka kapıdan ihtiyatlı çıkış

Denenecek son eşikte ciddi olmayı beceremiyorum
Sızlanmasına alıştım
uyuştum, ya uyuşturuldum, alıştırdım
“lütfen rahatsız etmeyiniz” levhasını asmayı unutmuşum
artık kalkamam
Zorbayı aşıktan katili kocadan nasıl ayırt edebilirsiniz
Ben edemem.
Kapıdan çıkmadan öldürülmüş olabilirim
Kapıyı gördüm.
Saygınızı kazanmak için adımı yazdım
Ama önemi yok
Kapıyı görene kadar önemi vardı.
Şimdi buradayım
Hiçbir savaşım yok
Hiçbir görevim yok
Hiçbir şeyi doğrulamaya çalışmıyorum
Kapıya bakıp biramı içiyorum
Düğmemi açıp biraz daha gözünüze sokuyorum”

Toplumda yaşanan kadın cinayetlerini şiirlerinde dile getirerek unutulmamasını istemiş. Kadınların kendi ayakları üzerinde durmasını ve haklarını savunması gerektiğini nakış nakış işlemiş şiirlerinde. Aynı zamanda toplum düzenine yapılan eleştirileri okurken bu düzeni yeniden düşüneceksiniz. Tuba Bozkurt da okuyucunun hayat düzenini düşünüp sorgulaması için bu dizeleri ruhunun içinden söküp atmış.

“yapayalnızım ve ellerinde kovalar, sopalar ve zamklarla
ölüm duvarının önünde
hande kader ve ayakkabısıyla
pınar gültekin ve
ceren özdemir ve ayakkabısıyla
aleyna çıkar ve
nadira kadirova ve ayakkabısıyla
gülistan doku’nun ayakkabısı bulunamadı
ismi bilinmiyor ve ayakkabısı yok
ismi bilinmiyor ve ayakkabısı yok
ismi bilinmiyor ve ayakkabısı yok
duvara bir kapı çiziyorlar
kimse yok ortalıkta
etime saplanan ve derinden aynı soruyla kıvranarak
kör sise bulanmış, ortalık sessiz
ayaklarını sürükleyerek çekildi sarhoşlar ve sabahçılar
atasözü söyleyip gölgeye düşürdüler bir ayakkabıyı daha
göründü erkek adalet.
yaslı ve tedirgin değiliz
aynı gemide değiliz
iyice keskinleşmiş, geçiştirilmiş o ses
bize nasılsa ulaşır.
dağılmış izmaritlerin teneke kutuların
erkeklerin her yere kan sıçrattığı hayatın
erkeklerin ve hayatın -belirtili isim tamlaması-
ve seyyar tuvaletlerin
karaköy altgeçidinde korktuğum çocukların
korktuğum evsizlerin içinden aynı saate hiç aşınmadan.”

Kelime seçimleri ile sizi etkileyen şiirler var bu kitapta. Sindirerek ve düşünerek okunması gereken şiirler…
Ben şairin şiirlerini sevdim, sizi koltuğunuzdan alıp gerçek hayatın içine doğru götüren şiirlere siz de bir şans verebilirsiniz.

“yüzyıllardır sağ olma sebebiyle
yanlış hız ayarı ve çarpık yüzlerle
ölüyorsun ve yoncalar dörde bölünüyor.”