Gucci suikastı ve bilinmeyenleri

Efsane yönetmen Ridley Scott`ın son filmi, Lady Gaga ve Adam Driver`ın başrollerini paylaştığı, House of Gucci`nin vizyona girmesini beklerken, moda dünyasının gündeme getirilmeyen hikayesinin minik bir özetine birlikte bakalım.

Birazdan okuyacağınız hikayesi ünlü moda devinin sahibi Guccio Gucci`nin torunu ve veliahtı Maurizio Gucci`nin eski eşi tarafından nasıl soğukkanlılıkla öldürüldüğünü anlatıyor. Emin olun hikayenin sonu, başı kadar ilginizi çekecektir.

Hazırsak başlıyoruz.

Maurizio Gucci ve Patrizia Reggiani`nin yolları 1970’lerin başında Milano’da, o dönemin sosyetik simalarının bir araya geldiği bir partide kesişiyor. Tanışmalarının üzerinden iki yıl bile geçmeden 1972 yılında ilişkileri evlilik boyutuna atlıyor ve kısa süre içinde Allegra ve Alessandra adlı iki kızları dünyaya geliyor.

Hikayenin buraya kadar olan kısmı son derece sıradan ve olması gerektiği gibi görünebilir… Ancak 1983 yılında, Maurizio`nun babası Roldofo Gucci`nin vefatıyla birlikte kan kaybetmeye başlayan moda imparatorluğu, tek çocuk olarak şirketin %50 hissesine sahip fakat tecrübesiz bir iş insanının yaptığı hatalara ve duygusal ilişkilerine sirayet eden kabus dolu günlere adım adım ilerliyor.

Eski eş yıllar sonra “The Guardian” a verdiği röportajda o dönem markanın strateji biriminin başında olduğunu ama malesef eşinin verdiği tavsiyeleri asla dinlemediğini, bu sebeple de hızla çöküşe doğru ilerlediklerini anlatıyor. Marka, stratejik hatalardan ötürü prestijini kaybederken, şirketin diğer %50`sine sahip olan amca ve kuzenler devamlı olarak sorun yaratıyor bu durum da ayrı bir stres kaynağı oluşturuyordu. Bu konu tüm hisselerin Maurizio tarafından satın alınmasıyla çözüldü.

O dönem yoğun bir efor sarf eden Maurizio, moda devinin prestijini yeniden kazanması için tüm enerjisini işine yoğunlaştırıyor. Ancak, bir akşam -aşırı müdahaleci- eşiyle yaşadığı bir tartışmanın ardından bir daha dönmemek üzere evini terk ediyor.

Evliliği sürerken, eski bir arkadaşı olan Paola Franchi ile “Bir elmanın iki yarısıyız” diye tabir ettiği yeni bir aşka da yelken açıyor. Evden ayrılıp, ilişkisini özgürce yaşamaya başladığı yıllar içinde uzunca bir süre iş hayatındaki çalkantılara göğüs germesine rağmen, 1993 yılında hisselerin tamamını Investcorp’a satarak son noktayı koyuyor.

Tüm bu olanların eski eş tarafına iletilmesi fitili ateşleyen durum oluyor. 2016 yılında bir röportajında, Reggiani, durumu, “O zamanlar Maurizio’ya pek çok şey hakkında kızgındım. Ama her şeyden önemlisi dev bir imparatorluğun bitişine sebep olmak aptalca bir başarısızlıktı. İçim öfkeyle dolmuştu ama yapabileceğim bir şey yoktu. Bunu bana yapmamalıydı.” diye anlatıyor.

Lady Gaga, Adam Driver's 'House of Gucci' Movie: What to Know

Beklenmeyen son… Olayın tek doğrudan tanığı ve olay anında iki kurşunla yaralanan kapı görevlisi Giuseppe Onorato, 27 Mart 1995’in “güzel bir bahar sabahı” olduğunu belirtiyor, “Bay Gucci elinde birkaç dergiyle geldi ve “günaydın” dedi. Sonra bir el gördüm. Temiz ve bakımlı bir eldi ve silah doğrultuyordu.”

Maurizio’nun sırtına üç el ateş edildi ve dördüncüsü kafasına isabet etti.

Yakın mesafeden, nokta atışı bir cinayetle, çözülmesi kolay bir dava gibi görünse de Gucci ailesi ve imparatorluğun serveti üzerine farklı senaryolar yazılmıştı ki, polisler katilin Maurizio’nun akrabaları ya da kumarhane bağlantılarından olabileceğini düşündüler.

Ancak, Reggiani’ye karşı da sayısız kanıt vardı. Sayısız kez, Maurizio’nun ölmesini dilediğini arkadaşları ve gazetecilerle paylaşmıştı. Avukatları bu durumu mahkemeye “tehditlerin, zihinsel olarak rahatsız bir kadının başıboş konuşmaları olduğunu” söyleyerek savundu. Ancak bir psikiyatri heyeti, duruşma sırasında “zihinsel olarak yetkin” olduğu sonucuna vardı.

Ancak toplanan deliller, yapılan çapraz sorgularda, 1998’de Reggiani, cinayet emrini vermekten suçlu bulundu ve 29 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Aralarında medyumu, olay günü aracı kullanan şoförü de olmak üzere suç ortakları 29 yıl, 26 yıl, 25 yıl, tetikçi Ceraulo müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Bu tarihten itibaren Reggiani, tüm İtalyan basınında Vedova Nera yani Kara Dul olarak ilan edildi.

Tüm yargılama boyunca suçun sorumluluğunu reddetmesine rağmen, 2014’te serbest bırakıldıktan kısa bir süre sonra suikastın arkasında olduğunu itiraf etti.

Serbest kalışının ardından, “Vittore Residence’ta kaldım” diye hafife alarak bahsettigi 16 yıl hapishane hayatından sonra, The Guardian muhabirinin “Patrizia, Maurizio Gucci’yi öldürmesi için neden bir tetikçi tuttun? Neden onu kendin vurmadın?” sorusuna “Gözlerim o kadar iyi değil -ıskalamak istemedim” şeklinde yanıt verdi.

Serbest kalmasının ardından, Milanlı mücevher firması Bozart tarafından tasarım danışmanı olarak işe alınan Reggiani, genellikle omzunda bir papağanla Milano’da dolaşırken görülüyor. 2014’te La Repubblica’ya Gucci ile çalışmaya geri dönmeyi umduğunu söyleyen Reggiani, “Bana ihtiyaçları var… Hala bir Gucci gibi hissediyorum hem de hepsinden daha çok” seklinde açıklamalar yapıyor.

Aşık olduğu adamın ihaneti, kariyer hırsı ve ihtirasın bir kadını ve yok ettiği bir hayatı tüm detaylarıyla izlemeye geri sayım başlasın.

Marie Claire